İstanbul'un siluetine baktığında gördüğün en görkemli kubbelerin birçoğu tek bir ustanın imzasını taşıyor: Mimar Sinan. Osmanlı klasik mimarisinin en tanınmış ismi olan Sinan, yaklaşık yarım asır boyunca saray mimarbaşılığı yaptı ve camilerden köprülere, medreselerden hamamlara kadar yüzlerce yapıyla anılıyor. Bu profilde hayatını ve eserlerini, kaynakların farklılaştığı noktaları da göstererek anlatıyoruz.
Ağırnas'tan İstanbul'a
Sinan, bugün Kayseri'ye bağlı Ağırnas'ta doğdu. Doğum yılı kesin olarak bilinmiyor ve kaynaklar farklı tarihler veriyor: TDV İslâm Ansiklopedisi onun 896 (1491) yılından önce doğduğunun kabul edildiğini yazıyor, Britannica "yaklaşık 1490" diyor, Türkçe Vikipedi ise 1488 civarını veriyor.
Sinan, devşirme sistemiyle devlet hizmetine alındı. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Yavuz Sultan Selim döneminde devşirildi ve İstanbul'a geldiğinde 22 yaşında olduğu ileri sürülüyor. Britannica ise onun 1512'de yeniçeri ocağına alındığını belirtiyor.
Askerlikten mimarbaşılığa
Sinan'ın mimarlığa giden yolu ordudan geçti. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Kanuni Sultan Süleyman'ın Belgrad (1521) ve Rodos (1522) seferlerine katıldı ve askerî rütbelerde yükseldi. Türkçe Vikipedi, bunlara 1514'teki Çaldıran Savaşı'nı da ekliyor.
Kariyerindeki dönüm noktalarından biri, 1538'deki Boğdan seferi sırasında Prut Nehri üzerine kurduğu köprüydü. Köprünün yapım süresi kaynaklarda farklı geçiyor: TDV İslâm Ansiklopedisi on üç gün, Türkçe Vikipedi on gün diyor.
TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre bu başarı Lütfi Paşa'nın takdirini kazandı ve Sinan, "Acem Alisi" adıyla tanınan mimarbaşının ölümünün (1537) ardından bu göreve getirildi. Atamanın yılı kaynaklarda farklı veriliyor: Türkçe Vikipedi 1538, Britannica ise 1539 diyor. Türkçe Vikipedi'ye göre Sinan, Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad olmak üzere üç padişah döneminde bu görevi sürdürdü.
Çıraklık, kalfalık, ustalık
TDV İslâm Ansiklopedisi'nin aktardığına göre Sinan, kendi gelişimini üç büyük eserle tanımlamıştı. İstanbul'daki Şehzade Camii (1548) çıraklık, Süleymaniye Camii kalfalık, Edirne'deki Selimiye Camii ise ustalık eseridir.
Britannica'ya göre Süleymaniye 1550–1557, Selimiye ise 1569–1575 yılları arasında inşa edildi. Selimiye tamamlandığında Sinan'ın kaç yaşında olduğu da doğum yılı belirsiz olduğu için kaynaklara göre değişiyor: TDV İslâm Ansiklopedisi 83, Türkçe Vikipedi 86 yaşını veriyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi'ni Sinan'ın "Ustalık Dönemi eseri" olarak tanımlıyor. İnce ve zarif dört minaresi ve büyük kubbesiyle tanınan yapı, avlusu, kütüphanesi, eğitim yapıları ve arastasıyla birlikte bir külliye oluşturuyor. Külliye 2011'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne 1366 sıra numarasıyla alındı.
Kaç eser? Kaynaklar neden farklı sayılar veriyor?
Sinan'a atfedilen eserlerin sayısı tek bir rakamla verilemiyor. TDV İslâm Ansiklopedisi, 452 yapıdan oluşan bir liste belirlendiğini, bazı el kitapları ve ansiklopedilerde ise 350 civarında eserden söz edildiğini yazıyor. Türkçe Vikipedi 375'ten fazla yapıdan bahsediyor.
Bu yapılar çok çeşitli: Britannica'nın listesinde camiler, saraylar, hamamlar, türbeler, okullar, imaretler, medreseler ve kervansarayların yanı sıra ambarlar, çeşmeler, su kemerleri ve hastaneler yer alıyor. Yani Sinan yalnızca anıtsal camilerin değil, şehir hayatını taşıyan altyapının da mimarıydı.
Sinan'ın hayatı ve eserleri hakkında bilinenlerin önemli bir kısmı, çağdaşı ve yakın dostu şair Sâî Mustafa Çelebi'nin kaleme aldığı Tezkiretü'l-bünyân gibi metinlere dayanıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Sinan'ın mezar kitabesini de Sâî Mustafa Çelebi yazdı.
Ölümü ve bıraktığı miras
Sinan 996 (1588) yılında İstanbul'da öldü; Britannica ölüm tarihini 17 Temmuz 1588 olarak veriyor. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin ifadesiyle bugün Süleymaniye Külliyesi'nin bir köşesindeki küçük bir toprak parçasında yatıyor.
Sinan'ın etkisi kendi yapılarıyla sınırlı kalmadı. TDV İslâm Ansiklopedisi, öğrencileri arasında Dâvud Ağa ve Sedefkâr Mehmed Ağa'yı anıyor; Sedefkâr Mehmed Ağa'yı "Sinan okulunun güçlü izleyicisi" olarak tanımlıyor. Ansiklopedi ayrıca Sinan'ın yapı kütlesini sistemli biçimde açıklıklarla delerek hem cephe tasarımını geliştirdiğini hem de içeri dolan gün ışığını artırdığını vurguluyor.
Türkçe Vikipedi'ye göre Merkür gezegenindeki bir krater de 1976'dan bu yana onun adını taşıyor. Bir gün İstanbul'da ya da Edirne'de bir Sinan yapısının avlusuna adım atarsan, dört yüz yılı aşkın süredir ayakta duran bu mirası yerinde görme fırsatın olur.
