Yunus Emre araştırmalarında heyecan yaratan bir gelişme yaşandı. Yerinin bilinmediği düşünülen ve dağınık yapraklar halinde günümüze ulaşan bir Yunus Emre Divanı nüshası, akademisyenlerin çalışmasıyla tespit edildi ve kitap olarak yayımlanmaya hazırlanıyor. TRT Haber'in 2 Kasım 2026'da aktardığı bilgilere göre ilk kez 1966'da bir dergi röportajında sözü edildiği için “Türk Yurdu Nüshası” olarak adlandırılan bu yazmada toplam 125 şiir bulunuyor ve bunların 9'u Yunus Emre'nin başka hiçbir nüshada yer almayan şiirleri.
5N1K: Haberin özeti
- Ne oldu? Yerinin bilinmediği düşünülen “Türk Yurdu Nüshası” adlı Yunus Emre Divanı yazması tespit edildi; nüsha kitap olarak yayımlanmaya hazırlanıyor.
- Kim? Nüshayı Prof. Dr. M. Fatih Köksal tespit etti; yayına hazırlık çalışmalarını Prof. Dr. Güler Doğan Averbek ve doktora öğrencileri yürütüyor.
- Nerede? Yazma, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine ulaştı.
- Ne zaman? Köksal nüshayı 2025'teki bir bildiride duyurdu; ayrıntılar 2 Kasım 2026'da kamuoyuyla paylaşıldı.
- Nasıl? Averbek, 1966 tarihli Türk Yurdu dergisindeki röportajda anılan yazmanın Köksal'ın tespit ettiği nüsha olduğunu belirledi.
- Neden önemli? Nüshada Yunus Emre'ye ait olup başka hiçbir eski ya da yeni nüshada bulunmayan 9 şiir yer alıyor.
Nüsha neden “Türk Yurdu” adını aldı?
Yazmanın hikâyesi 60 yıl öncesine uzanıyor. Raif Yelkenci, 1966'da Türk Yurdu dergisinde yayımlanan bir röportajında dağınık Yunus Emre şiirlerinden söz etmiş ve bu yapraklara ait bir görsele de yer vermişti. Ancak bu yazmanın sonraki yıllarda nerede olduğu bilinmiyordu. Nüsha, ilk kez anıldığı derginin adıyla anılmaya başlandı.
Berlin Devlet Kütüphanesinde İslami el yazmaları üzerine çalışan Prof. Dr. Güler Doğan Averbek, Raif Yelkenci'nin evrakını inceledi ve yazmadaki şiirlerin başında yer alan “Yunus Emre fermâyed” başlıklarının izini sürdü. Bu çalışmanın sonunda Averbek, Prof. Dr. M. Fatih Köksal'ın daha önce tespit ettiği nüshanın, 1966'daki röportajda anılan yazmanın ta kendisi olduğunu ortaya koydu. Haberde, son dönem sahaflardan Mevlüt Ceylan'ın çabalarının yazmanın Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesine ulaşmasında rol oynadığı da belirtiliyor.
125 şiirin 9'u ilk kez gün yüzüne çıkıyor
TRT Haber'in aktardığına göre nüshada toplam 125 şiir bulunuyor. Bunların 113'ü Yunus Emre'ye ait. Geri kalan şiirler ise Anadolu tasavvuf şiirinin diğer önemli isimleri Âşık Paşa, Said Emre ve Kaygusuz Abdal'a ait.
Yunus Emre'ye ait 113 şiirin 104'ü, bilinen muteber ve erken tarihli nüshalarla diğer yazma kaynaklarda da yer alıyor. Bu durum, nüshanın güvenilirliğini değerlendirmek açısından önemli bir dayanak sağlıyor. Asıl dikkat çeken nokta ise kalan 9 şiirin şimdiye kadar bilinen hiçbir erken ya da geç dönem nüshada bulunmaması. Yunus Emre gibi eserleri yüzyıllar boyunca elden ele kopyalanarak yaşamış bir şairde yeni şiirlerin ortaya çıkması, edebiyat tarihçileri için nadir rastlanan bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Eleştirmeli metinde de kullanıldı
Köksal, nüshayı ilk olarak 2025'te sunduğu bir bildiriyle akademik çevrelere duyurmuştu. Habere göre Köksal, bu nüshayı diğer yedi nüshayla birlikte hazırladığı Yunus Emre Divanı eleştirmeli metni çalışmasında da kullandı. Eleştirmeli metin, bir eserin farklı yazma nüshalarının karşılaştırılarak yazarın kaleminden çıkan metne en yakın biçimin ortaya konulmasını amaçlayan bir yöntem. Köksal'ın bu çalışmasının da yakında yayımlanması bekleniyor.
Yunus Emre nüshaları üzerine yapılan çalışmalar yalnızca bununla sınırlı değil. Haberde, Prof. Dr. Hüseyin Akkaya'nın daha önce tespit ettiği ve “Raif Yelkenci Nüshası” olarak bilinen bir başka yazmanın, Prof. Dr. Orhan Kemal Tavukçuoğlu editörlüğündeki Yunus Emre Külliyatı Yayın Projesi kapsamında yayımlandığı da hatırlatılıyor.
Yunus Emre ve divanının önemi
13. yüzyılın ikinci yarısı ile 14. yüzyılın başlarında yaşadığı kabul edilen Yunus Emre, sade Türkçesi ve tasavvufi derinliğiyle Türk edebiyatının en sevilen şairlerinden biri. Şiirleri yüzyıllar boyunca hem yazılı nüshalarla hem de sözlü gelenekle aktarıldı. Bu aktarım sürecinde bazı şiirler farklı nüshalarda farklı biçimlerde yer aldı, bazılarının ise kime ait olduğu tartışma konusu oldu. Bu nedenle her yeni nüsha, şairin hangi şiirlerinin gerçekten kendisine ait olduğunu ve metinlerin özgün biçimini anlamak için yeni bir kaynak anlamına geliyor.
Kitap matbaa sırası bekliyor
Averbek ve doktora öğrencilerinin yayına hazırladığı çalışmanın şu anda matbaa sırası beklediği ve en kısa sürede okurla buluşmasının hedeflendiği bildirildi. Kitabın yayımlanmasıyla birlikte yeni tespit edilen 9 şiirin tam metinleri ve nüshanın ayrıntılı incelemesi de araştırmacıların ve okurların erişimine açılmış olacak.
Sık sorulan sorular
Türk Yurdu Nüshası nedir?
İlk kez 1966'da Türk Yurdu dergisindeki bir röportajda sözü edilen, dağınık yapraklar halindeki bir Yunus Emre Divanı yazması.
Nüshada kaç şiir var?
Toplam 125 şiir var; bunların 113'ü Yunus Emre'ye, geri kalanı Âşık Paşa, Said Emre ve Kaygusuz Abdal'a ait.
Yeni şiir bulundu mu?
Evet. Yunus Emre'ye ait 9 şiir, bilinen hiçbir erken ya da geç dönem nüshada yer almıyor.
Nüshayı kim tespit etti?
Prof. Dr. M. Fatih Köksal tespit etti; Prof. Dr. Güler Doğan Averbek bu yazmanın 1966'da anılan nüsha olduğunu belirledi.
Kitap ne zaman çıkacak?
Kesin tarih açıklanmadı; çalışmanın matbaa sırası beklediği ve en kısa sürede yayımlanmasının hedeflendiği bildirildi.
Kaynaklar
Görsel temsilîdir: Wikimedia Commons (Kamu malı (PD-old)).




