Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı Gölyazı Mahallesi'nde sürdürülen Apollonia ad Rhyndacum Antik Kenti kazılarında arkeologları şaşırtan bir buluntu ortaya çıktı. Kentin antik tiyatrosunda, seyircilerin oturduğu basamakların arasında milattan sonra 1. yüzyıla tarihlenen bir mezar bulundu. Kazı başkanı Prof. Dr. Derya Şahin, kentin girişinde zaten bir nekropol, yani mezarlık alanı bulunduğunu hatırlatarak, tiyatronun içinde bir mezarın neden yer aldığı sorusunun ekibi heyecanlandırdığını söyledi.
5N1K: Haberin özeti
- Ne oldu? Apollonia ad Rhyndacum antik tiyatrosunun alt seyirci bölümünde, 1. yüzyıla tarihlenen kerpiç sandukalı, pişmiş toprak çatkı bir mezar bulundu.
- Kim? Kazı, Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Şahin başkanlığında yürütülüyor.
- Nerede? Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki Gölyazı Mahallesi, Uluabat Gölü kıyısı.
- Ne zaman? Buluntu bu yılki kazı sezonunda ortaya çıktı; Anadolu Ajansı 28 Ekim 2026'da duyurdu.
- Nasıl? Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2021'de başlayan ve Nilüfer Belediyesince desteklenen tiyatro kazısı sırasında.
- Neden önemli? Kentin ayrı bir nekropolü varken tiyatro alanında mezar bulunması, mezarın özel bir anlam taşıyabileceğini düşündürüyor.
Mezar tiyatronun alt kaveasında çıktı
Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre mezar, tiyatronun alt kavea olarak adlandırılan seyirci oturma alanının kuzeyinde bulundu. Arkeologlar yapıyı kerpiç sandukalı, pişmiş toprak çatkı mezar olarak tanımlıyor. Bu tür mezarlar halk arasında “kiremit çatma mezar” olarak da biliniyor: Ölünün üzeri, birbirine yaslanan pişmiş toprak levhalarla çatı biçiminde örtülüyor.
Mezarda inceleme yapan ekip, defnedilen kişinin yakıldığını tespit etti. Prof. Dr. Şahin, bu nedenle kemiklerden kişi sayısını söylemenin pek mümkün olmadığını, yanmış kalıntıların çok fazla bilgi vermediğini belirtti.
“Niçin burada bir mezar yapısı bulunuyordu?”
Kazı başkanı Şahin, buluntuyu bu sezonun en önemli tespiti olarak nitelendirdi. Şahin, “Bu yıl ilginç bir kerpiç sandukalı, pişmiş toprak, çatkı mezara rastladık. (...) Niçin burada bir mezar yapısı bulunuyordu? Bu, büyük bir soru işareti oldu. Bir taraftan da bizi çok heyecanlandırdı” dedi. Soruları yanıtlamak için uzun soluklu bir kütüphane çalışması yapmaları gerekeceğini de ekledi.
Şahin'e göre mezarın yapısı, kentin nekropolündeki mezarlara birebir benziyor ve aynı özellikleri taşıyor. Asıl merak konusu ise konumu. Şahin, “Mezarın özel bir mezar olması, bir anlam ifade etmesi, bir kutsallık ya da kahramanlık izi taşıması lazım” diyerek ekibin bu yöndeki değerlendirmesini aktardı. Kesin bir yorum ise ancak araştırmaların tamamlanmasından sonra yapılabilecek.
5 bin kişilik Helenistik tiyatro
Tiyatronun, Helenistik Dönem'de Uluabat Gölü'ne hâkim Zambaktepe'nin yamacına inşa edildiği belirlendi. Yapıda VIP alanlarına benzeyen, loca niteliğinde bölümler bulunuyor ve tiyatronun yaklaşık 5 bin kişilik kapasiteye sahip olduğu değerlendiriliyor. Kazılarda ortaya çıkarılan 42 seyirci basamağı da orijinal yerlerine yerleştirildi.
Prof. Dr. Şahin, tiyatronun iki katlı olduğunu tahmin ettiklerini söylüyor. Ortada yaklaşık 1 metre genişliğinde, “diazoma” adı verilen bir yürüyüş alanı, bunun üzerinde de ikinci bir oturma bölümü bulunuyor. Şahin, yapının başlangıçta yamaca yerleştirilmiş klasik bir Helenistik tiyatro olduğunu, yazıtlardan anlaşıldığı kadarıyla son evresinin ise milattan sonra 2. yüzyılın erken dönemine tarihlendiğini belirtiyor.
Üst kavea bölümünde altyapıya dair çok fazla buluntu elde edilemedi. Ekip, bu bölümün Roma Dönemi tiyatrolarında olduğu gibi tonozlu bir yapının üzerine oturtulmuş olabileceğini düşünüyor; ancak alan büyük ölçüde tahrip olduğu için kesin bir tespit yapılamıyor.
Yaşayan bir kentte kazı yapmak
Gölyazı, Uluabat Gölü'ne uzanan bir yarımada üzerinde, bugün de yerleşimin sürdüğü bir mahalle. Şahin, sürekli yaşanan bir kentte çalıştıkları için izole antik kentlerdeki gibi çok iyi korunmuş yapılar bulmanın mümkün olmadığını, buna rağmen kente dair önemli tespitler yapılabildiğini vurguluyor.
Kazı ekibi iki arkeolog, bir restoratör ve işçilerden oluşuyor. Alt kavea bölümündeki çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını belirten Şahin, kuzey bölümde toprak altındaki kısmı açarak ana kayaya kadar inmeye ve basamak yataklarını tespit etmeye çalıştıklarını aktardı. Bu sezonun tiyatro kazılarının kasım ayı sonunda tamamlanması planlanıyor.
Şahin, tiyatronun çevresinin de bir çalışma alanı olduğunu, tiyatroyla bağlantılı başka yapıların, bir tapınağın ya da bir yol güzergâhının bulunabileceğini söylüyor. Kazı başkanına göre pek çok olasılık hâlâ toprak altında, gizemini koruyor.
Sık sorulan sorular
Gölyazı'daki antik tiyatroda ne bulundu?
Tiyatronun alt seyirci bölümünün kuzeyinde, milattan sonra 1. yüzyıla tarihlenen kerpiç sandukalı, pişmiş toprak çatkı (kiremit çatma) bir mezar bulundu.
Mezarda kimin yattığı biliniyor mu?
Hayır. Arkeologlar defnedilen kişinin yakıldığını tespit etti; yanmış kalıntılar nedeniyle kişi sayısı bile kesin olarak söylenemiyor.
Apollonia ad Rhyndacum tiyatrosu kaç kişilik?
Kazı ekibinin değerlendirmesine göre yaklaşık 5 bin kişilik. Kazılarda çıkarılan 42 seyirci basamağı orijinal yerlerine konuldu.
Kazıyı kim yürütüyor?
Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Nilüfer Belediyesinin desteğiyle, Bursa Uludağ Üniversitesi adına Prof. Dr. Derya Şahin başkanlığında yürütülüyor.
Kazılar ne zaman bitecek?
Bu sezonun tiyatro kazılarının kasım ayı sonunda tamamlanması planlanıyor.
Kaynaklar
Görsel temsilîdir: Wikimedia Commons (CC0 1.0).




