İçeriğe geç

Kekova Batığı Guinness Rekorlar Kitabı'na Girdi: 4 Bin 700 Yıllık Gemi Batığı Artık Resmen Dünyanın En Eskisi

Antalya'da Kekova Adası açıklarında bulunan Erken Tunç Çağı batığı, Yunanistan'daki Dokos batığını geride bırakarak Guinness Dünya Rekorları'na “dünyanın en eski gemi batığı” olarak girdi.

Kekova Batığı Guinness Rekorlar Kitabı'na Girdi: 4 Bin 700 Yıllık Gemi Batığı Artık Resmen Dünyanın En Eskisi

Antalya'nın Demre ilçesi açıklarındaki Kekova Adası yakınlarında bulunan ve yaklaşık 4 bin 700 yıl öncesine tarihlenen gemi batığı, Guinness Dünya Rekorları'na “dünyanın en eski gemi batığı” olarak girdi. Anadolu Ajansı'nın 4 Kasım 2026'da duyurduğu gelişme, Guinness'in internet sitesindeki “Oldest shipwreck” (en eski gemi batığı) kayıt sayfasında da yer alıyor. Kayda göre Kekova batığı, bu unvanı daha önce taşıyan ve yaklaşık 4 bin 200 yıllık olduğu kabul edilen Yunanistan'daki Dokos batığını geride bıraktı.

Batık, ilk kez 14 Ekim 2026'da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un sosyal medya paylaşımıyla kamuoyuna duyurulmuştu. Ersoy o gün “Mavi Vatan'da, dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz.” ifadesini kullanmış, buluntuların Anadolu kıyılarındaki köklü deniz ticaretine ışık tuttuğunu belirtmişti. Üç hafta sonra gelen Guinness kaydı, keşfin uluslararası ölçekte tescil edilmesi anlamına geliyor.

5N1K: Haberin özeti

  • Ne oldu? Kekova Adası açıklarındaki Erken Tunç Çağı'na ait gemi batığı, Guinness Dünya Rekorları'na “dünyanın en eski gemi batığı” olarak kaydedildi.
  • Kim? Kazı, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında yürütülüyor; bilimsel sorumlu Akdeniz Üniversitesinden Doç. Dr. Hakan Öniz. Guinness kaydında ekipte Dr. Ceyda Öztosun'un adı da geçiyor.
  • Nerede? Antalya'nın Demre ilçesine bağlı Kekova Adası yakınlarında, Akdeniz'de deniz tabanında.
  • Ne zaman? Batık 2024'teki araştırmalarda tespit edildi, keşif 14 Ekim 2026'da duyuruldu; Guinness kaydı Anadolu Ajansı tarafından 4 Kasım 2026'da haberleştirildi.
  • Nasıl? Tarihlendirme, gemiden kalan yük ve çapalar üzerinden yapıldı: Mısır'da bulunan benzer amforalarla yapılan karşılaştırmalar, batığın Erken Tunç Çağı'na ait olduğunu gösterdi.
  • Neden önemli? Kekova batığı, Yunanistan'daki Dokos batığını geride bırakarak bilinen en eski gemi batığı oldu; Anadolu kıyılarının yaklaşık 4 bin 700 yıl önceki deniz ticaretine dair yeni bilgiler sunuyor.

Guinness kaydında neler yazıyor?

Guinness Dünya Rekorları'nın kayıt sayfasına göre batığın yükü ve çapaları 4 bin 400 ile 4 bin 700 yıl öncesine tarihleniyor; bu da onu Erken Tunç Çağı'na yerleştiriyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda olduğu düşünülen ahşap ticaret gemisinin kendisi günümüze ulaşmamış. Araştırmacılar tarihlendirme için deniz tabanından çıkardıkları Tunç Çağı'na ait üç taş çapa ve 30'dan fazla amforayı kullandı. Guinness, keşfe ilişkin ön bulguların Journal of Maritime Archaeology adlı bilimsel dergide yayımlandığını da not ediyor.

Kayıtta, rekoru elinde tutan yer “Kekova Adası batık alanı” olarak tanımlanıyor. Yani unvan, tek bir eserden çok, yük, çapa ve diğer buluntuların bir arada bulunduğu batık alanının bütününe ait.

Önce Osmanlı dönemine ait sanıldı

Kazının bilimsel sorumlusu, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada keşfin hikâyesini anlattı. Öniz'in aktardığına göre ekip, Bakanlık adına uzun yıllardır Akdeniz kıyılarında sualtı araştırmaları yapıyor. Kıyı ve yüzey taramalarında bir batığa işaret eden eser ve malzemeler görülünce çalışmalar 2024'te bu noktaya yoğunlaştı.

İlginç olan, ekibin başlangıçta batığı çok daha genç sanması. Öniz'e göre ilk değerlendirmede batığın Osmanlı dönemine ait, yani 100 ila 400 yıllık olabileceği düşünüldü. Ancak bir önceki yıl Mısır'da yayımlanan çalışmalarda benzer amforaların yer aldığı görülünce ekip Bakanlıktan izin alarak alana geri döndü ve batığın Erken Tunç Çağı'na ait olduğu sonucuna ulaştı. Öniz, batığın 35-40 metre derinlikte bulunduğunu belirtiyor. (Guinness kayıt sayfasında derinlik yaklaşık 30 metre olarak geçiyor.)

Dokuz işaretli amfora ve Ürdün Vadisi bağlantısı

Bakanlığın Ekim ayındaki duyurusuna ilişkin DHA'nın aktardığı bilgilere göre buluntular arasında en çok dikkat çeken parça, üzerinde dokuz farklı işaret ve gövdesinde iki delik bulunan bir amfora. Araştırmacılar bu kabın peynir ya da tereyağı yapımında kullanılan bir yayık olabileceğini düşünüyor. Bu yorum doğruysa, uzun deniz yolculuklarında denizcilerin kendi süt ürünlerini gemide üretebildiği anlamına geliyor.

Yapılan kil analizleri ise amforaların büyük olasılıkla Ürdün Vadisi'ndeki atölyelerde üretildiğine işaret ediyor. Benzer amforalar daha önce Mısır'da Giza, Sakkara ve Abusir piramitleri çevresinde, Truva'da ve Girit'te de bulunmuştu. Bu dağılım, araştırmacıları geminin Doğu Akdeniz'deki bir Levant limanından yola çıkıp Truva ya da Girit yönüne ilerlemiş olabileceği varsayımına götürüyor. Kesin rota ise henüz bilinmiyor; bilimsel belgeleme ve inceleme çalışmaları sürüyor.

Eserler nerede sergilenecek?

Öniz'in Anadolu Ajansı'na verdiği bilgiye göre batıktan çıkarılan eserlerin büyük bölümünü amforalar oluşturuyor. Buluntuların konservasyonu, ekibin bölgedeki laboratuvarında ve Akdeniz Üniversitesinin Kemer'deki sualtı arkeolojisi laboratuvarında yapılıyor.

Eserlerin önümüzdeki aylarda iki farklı müzede ziyaretçilerle buluşması bekleniyor:

  • Dört Deniz Bir Müze (Haydarpaşa, İstanbul): Projesi tamamlanan müzede Kekova batığından eserlerin sergilenmesi planlanıyor.
  • Akdeniz Sualtı Arkeoloji Müzesi (Kemer, Antalya): Tamamlanma aşamasındaki müzeye de bazı eserlerin gönderilmesi öngörülüyor.

Türkiye sualtı arkeolojisinde nerede duruyor?

Öniz, keşfin uluslararası basında geniş yer bulduğunu ve kendileri için gurur kaynağı olduğunu söyledi. Altyapısı, uzman kadrosu ve kıyılarının zenginliği nedeniyle Türkiye'nin sualtı arkeolojisinde dünyanın önde gelen iki-üç ülkesinden biri olduğunu vurgulayan Öniz, ekibinin 2 bin ila 2 bin 500 yıllık başka batıklar üzerinde de çalıştığını belirtti.

Türkiye kıyıları, sualtı arkeolojisinin tarihinde de önemli bir yere sahip. Kekova'nın bulunduğu Likya kıyıları, antik çağlardan beri Doğu Akdeniz ticaret yollarının üzerinde yer alıyor. Kekova Adası ve çevresi, depremlerle kısmen sulara gömülen antik yerleşim kalıntılarıyla zaten bilinen bir turizm rotası. Yeni kayıtla bölge, yalnızca su üstündeki kalıntılarıyla değil, deniz tabanında yatan ve insanlığın denizcilik tarihine dair en eski izlerden birini taşıyan batığıyla da anılacak.

Neden önemli?

Erken Tunç Çağı'na ait gemi batıkları son derece nadir. Ahşap gövde zamanla yok olduğu için arkeologlar çoğu zaman yalnızca yük ve çapa gibi dayanıklı malzemelerle çalışabiliyor. Kekova'da bulunan amforalar, çapalar ve kil analizleri, yaklaşık 4 bin 700 yıl önce Levant, Mısır, Anadolu ve Ege arasında bir deniz ticaret ağının işlediğine dair somut ipuçları sunuyor. Çalışmalar sürdükçe geminin nereden gelip nereye gittiği, ne taşıdığı ve mürettebatın gemide nasıl yaşadığı gibi sorulara daha net yanıtlar verilmesi bekleniyor.

Sık sorulan sorular

Kekova batığı kaç yıllık?

Guinness Dünya Rekorları'nın kaydına göre batığın yükü ve çapaları 4 bin 400 ile 4 bin 700 yıl öncesine tarihleniyor. Bu, batığı Erken Tunç Çağı'na yerleştiriyor.

Kekova batığı Guinness'e neden girdi?

Batık, daha önce en eski gemi batığı kabul edilen ve yaklaşık 4 bin 200 yıllık olan Yunanistan'daki Dokos batığını geride bırakarak bilinen en eski gemi batığı olarak kaydedildi.

Batık nerede bulundu?

Antalya'nın Demre ilçesi açıklarındaki Kekova Adası yakınlarında, deniz tabanında bulundu. Kazı başkanı Öniz derinliği 35-40 metre olarak verirken Guinness kaydında yaklaşık 30 metre yazıyor.

Geminin kendisi bulundu mu?

Hayır. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda olduğu düşünülen ahşap gemi günümüze ulaşmadı. Tarihlendirme üç taş çapa ve 30'dan fazla amfora üzerinden yapıldı.

Kazıyı kim yürütüyor?

Kazı, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında yürütülüyor; bilimsel sorumlu Akdeniz Üniversitesinden Doç. Dr. Hakan Öniz.

Eserler nerede görülebilecek?

Eserlerin önümüzdeki aylarda İstanbul Haydarpaşa'daki Dört Deniz Bir Müze'de ve tamamlanma aşamasındaki Kemer'deki Akdeniz Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmesi bekleniyor.

Kaynaklar

Görsel temsilîdir: Wikimedia Commons (Kamu malı).

  • #Kekova
  • #Gemi Batığı
  • #Guinness Dünya Rekorları
  • #Sualtı Arkeolojisi
  • #Tunç Çağı
  • #Antalya
  • #Arkeoloji
WhatsAppX

İlgili İçerikler