"Keşke daha çok kitap okusam" cümlesini kurmayan yok gibi. Yılbaşında büyük hedefler koyuyoruz, birkaç hafta sonra da yarım kalmış bir kitap komodinin üzerinde toz topluyor. Bu yazıda okuma alışkanlığı kazanmak için mucizevi formüller değil, gündelik hayatın gerçeklerine uyan, uygulaması kolay yolları bulacaksın. Amaç yılda yüz kitap bitirmek değil; okumayı hayatının doğal, keyifli bir parçası hâline getirmek.
1. Hedefi küçült: Okuma alışkanlığını süreklilik belirler
Büyük hedefler motive edici görünür ama çoğu zaman ilk aksamada bizi bıraktırır. "Bu ay beş kitap bitireceğim" yerine "Her gün on sayfa okuyacağım" ya da "Her akşam yatmadan on dakika okuyacağım" gibi küçük ve ölçülebilir bir hedef koy.
Küçük hedefin iki büyük avantajı var:
- Yorgun olduğun günlerde bile başarabilirsin, böylece zincir kopmaz.
- Başladıktan sonra çoğu zaman hedefin ötesine geçersin; on sayfa kolayca otuz sayfaya dönüşür.
Önemli olan miktar değil, süreklilik. Her gün biraz okumak, ayda bir gün saatlerce okumaktan çok daha güçlü bir alışkanlık yaratır.
2. Okumayı mevcut bir rutine bağla
Yeni bir alışkanlığı sıfırdan yaratmak zordur; var olan bir alışkanlığa eklemek ise çok daha kolay. Günün zaten tekrarlanan anlarını düşün:
- Sabah kahveni ya da çayını içerken
- Toplu taşımada işe veya okula giderken
- Öğle arasında yemekten sonra
- Akşam yatağa girdikten sonra, uyumadan önce
"Çayımı koyduğumda kitabımı açarım" gibi bir eşleştirme yap. Birkaç hafta sonra çay bardağı, kitabı hatırlatan bir işarete dönüşür.
Kitabı görünür bir yerde tutmak da işe yarar. Komodinin üzerinde, çantanda ya da koltuğun yanında duran bir kitap, rafta duran bir kitaptan çok daha sık açılır.
Kendine bir okuma köşesi yap
Evde okumaya ayrılmış küçük bir köşe, beynine "Burada kitap okunur" mesajı verir. Bunun için ayrı bir oda gerekmez: Pencere kenarındaki bir sandalye, iyi bir okuma lambası ve yanında küçük bir sehpa yeterli. Bu köşede televizyon izlememeye, telefonla oyalanmamaya özen gösterirsen, oraya oturmak bir süre sonra kendiliğinden kitap açmak anlamına gelir. Battaniye, sevdiğin bir kupa ya da sakin bir müzik de bu ritüeli daha davetkâr kılar.
3. Telefonla rekabet etme, ondan zaman çal
Çoğumuz "Okumaya vaktim yok" deriz, ama gün içinde sosyal medyada geçirdiğimiz dakikaları toplasak şaşırabiliriz. Telefonundaki ekran süresi raporuna bir göz at; okuma için harcayabileceğin gizli zamanı orada bulabilirsin.
Telefonu tamamen bırakmak gerçekçi olmayabilir. Onun yerine birkaç küçük değişiklik dene:
- Yatak odasına telefonu değil, kitabı götür. Alarm için ayrı bir saat kullanabilirsin.
- Bekleme anlarında (kuyruk, randevu, toplu taşıma) sosyal medyayı açmadan önce kitabını aç.
- Telefonunda bir e-kitap okuma uygulaması kullanıyorsan, onu ana ekranda sosyal medya uygulamalarının yerine koy.
4. Sevdiğin şeyi oku, sevmediğin kitabı bırak
Okuma alışkanlığının en büyük düşmanlarından biri, "okunması gereken" kitaplar listesidir. Klasikler değerlidir, ama zorla okunan bir kitap okumayı angaryaya çevirebilir. Alışkanlık kazanma döneminde keyif almak her şeyden önemli.
- Türler arasında gezin. Polisiye, bilimkurgu, fantastik, çizgi roman, biyografi, deneme, gezi yazısı... Hepsi okumadır.
- İlgi alanlarından yola çık. Futbol, yemek, tarih ya da oyun seviyorsan, bu konularda yazılmış kitaplar harika bir başlangıç olabilir.
- Yarıda bırakmaya izin ver. Elli sayfa okudun ve hâlâ sıkılıyorsan, kitabı kapatıp başkasına geçmek bir başarısızlık değil. Kitap belki başka bir zamanda sana daha iyi gelecek.
Kısa kitaplarla ve öykü kitaplarıyla başlamak da motivasyonu artırır. Bir kitabı bitirmenin verdiği tatmin, bir sonrakine başlamak için güçlü bir itici güçtür.
Sıradaki kitabı nasıl seçersin?
Bir kitabı bitirdiğinde "Şimdi ne okusam?" sorusu bazen alışkanlığı kesintiye uğratır. Bunu önlemek için küçük bir "okunacaklar" listesi tut. Bir arkadaşının önerdiği, bir filmde ya da dizide adı geçen, sevdiğin bir yazarın etkilendiği kitapları bu listeye ekle. Kitapçılarda ya da kütüphanede rafları gezerken arka kapak yazısını ve ilk sayfayı okumak da işe yarar: İlk sayfa seni içine çekiyorsa, iyi bir aday bulmuşsun demektir.
5. Farklı formatları dene: Basılı, dijital, sesli
Okumanın tek bir doğru biçimi yok. Hayatının farklı anlarına farklı formatlar uyabilir:
- Basılı kitap: Ekrandan uzaklaşmak isteyenler ve sayfaları çevirme hissini sevenler için.
- E-kitap: Tek bir cihazda yüzlerce kitap taşımak, yazı boyutunu ayarlamak ve karanlıkta okumak için pratik.
- Sesli kitap: Yürürken, yemek yaparken, yolculukta ya da ev işleri sırasında "okumak" için ideal.
Sesli kitabın "gerçek okuma" sayılıp sayılmadığı tartışılır. Alışkanlık açısından bakarsak: Hikâyelerle, fikirlerle ve dille bağ kurmanı sağlıyorsa sana iyi gelen bir formattır. İstersen aynı kitabı bir yerde sesli, bir yerde basılı olarak dönüşümlü bile ilerletebilirsin.
6. Kütüphaneleri ve okuma topluluklarını keşfet
Kitap almak her bütçeye uygun olmayabilir; bu da okumaya engel olmamalı. Halk kütüphaneleri, üniversite kütüphaneleri ve belediyelerin kütüphaneleri hem sessiz bir okuma ortamı hem de geniş bir koleksiyon sunar. Bulunduğun şehirdeki kütüphanelerin üyelik koşullarını ve dijital hizmetlerini araştırmaya değer.
Okumak bireysel bir etkinlik gibi görünse de sosyal bir yanı da var:
- Kitap kulüpleri: Ayda bir aynı kitabı okuyup buluşmak, hem düzenli okumanı sağlar hem de kitaba farklı gözlerle bakmanı.
- Arkadaşlarla ortak okuma: Bir arkadaşınla aynı kitabı okuyup haftalık mesajlaşmak bile motivasyonu artırır.
- Kitap takası: Okuduğun kitapları arkadaşlarınla değiş tokuş etmek hem ucuz hem de sürpriz keşiflere açık bir yöntem.
Kütüphanelerin ve kitapçıların düzenlediği söyleşi ve imza günlerini takip etmek de okuma hevesini canlı tutar.
7. Okuduklarınla iz bırak
Okuduğun bir kitabın üzerine birkaç satır düşünmek, onu daha uzun süre hatırlamanı sağlar ve okumayı daha anlamlı kılar. Bunun için uzun incelemeler yazmana gerek yok:
- Beğendiğin cümlelerin altını çiz ya da bir deftere not al.
- Kitabı bitirince üç cümleyle ne düşündüğünü yaz.
- Okuduğun kitapların basit bir listesini tut; yıl sonunda bu listeye bakmak çok keyiflidir.
- Sevdiğin bir kitabı birine önermek de onu yeniden yaşamanın güzel bir yolu.
Zaman zaman okuma molası vermen de çok doğal. Yoğun bir sınav dönemi, taşınma ya da yeni bir iş, okumayı birkaç hafta askıya alabilir. Böyle zamanlarda kendini suçlamak yerine dönüşü kolaylaştır: Kısa, sürükleyici ve sevdiğini bildiğin türde bir kitapla yeniden başla. Alışkanlık bir kez kurulduysa, kaldığı yerden toparlanması sandığından hızlı olur.
Okuma alışkanlığı bir yarış değil. Başkalarının kaç kitap okuduğuyla kendini kıyaslamak yerine, geçen aya göre biraz daha fazla okuyup okumadığına bak. Bugün sadece beş sayfa okusan bile, dün okumadığın beş sayfadır. Önemli olan, yarın da kitabı yeniden açmak.

