Türkiye'de solunan havadaki ince partikül madde (PM2,5) kirliliğinin yüzde 52'si kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlardan kaynaklanıyor. Bu kirlilik, ülke genelinde yılda yaklaşık 26 bin 500 erken ölümle ilişkilendiriliyor. Bağımsız araştırma kuruluşu Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) ile Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP), 22 Ekim 2026'da İstanbul'da düzenledikleri basın toplantısında “Fosil Yakıtların Türkiye'ye Ağır Faturası: Sağlık Yükü ve Ekonomik Maliyeti” başlıklı raporun sonuçlarını açıkladı. Rapora göre bu sağlık yükünün ekonomiye bir yıllık maliyeti yaklaşık 55 milyar dolar; bu tutar 2024 yılı gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 4,1'ine karşılık geliyor.
5N1K: Haberin özeti
- Ne oldu? CREA ve THHP'nin ortak raporuna göre Türkiye'deki PM2,5 kirliliğinin yüzde 52'si fosil yakıtlardan kaynaklanıyor ve bu kirlilik yılda yaklaşık 26 bin 500 erken ölüme yol açıyor.
- Kim? Raporu Helsinki merkezli Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) hazırladı; Türkiye'deki ortağı Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP). Başyazar CREA analisti Vera Tattari.
- Nerede? Sonuçlar İstanbul'daki basın toplantısında açıklandı. Rapor Türkiye'nin yanı sıra Yunanistan'dan Mısır'a uzanan Doğu Akdeniz bölgesini de kapsıyor.
- Ne zaman? 22 Ekim 2026. Hesaplamalar 2024 yılı emisyon verilerine dayanıyor.
- Nasıl? Araştırmacılar Avrupa'da yaygın kullanılan EMEP emisyon envanterini ve EMEP MSC-W kimyasal taşınım modelini kullanarak fosil yakıt kaynaklı kirliliğin nüfusa etkisini modelledi.
- Neden önemli? Rapor, Türkiye'nin Kasım'da Antalya'da ev sahipliği yapacağı BM İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde, fosil yakıt bağımlılığının sağlık ve ekonomi üzerindeki yükünü ortaya koymak amacıyla yayımlandı.
PM2,5 nedir, neden bu kadar önemli?
PM2,5, çapı 2,5 mikrometreden küçük, yani bir saç telinin kalınlığının yaklaşık otuzda biri kadar olan havada asılı parçacıkları ifade ediyor. Bu kadar küçük oldukları için burun ve boğazdaki doğal filtrelere takılmadan akciğerlerin derinlerine kadar ulaşabiliyor, bir kısmı kan dolaşımına karışabiliyor. Bilimsel literatürde PM2,5'e uzun süreli maruziyet kalp ve damar hastalıkları, kronik solunum yolu hastalıkları, akciğer kanseri ve inme riskindeki artışla ilişkilendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2021'de güncellediği hava kalitesi rehberinde yıllık ortalama PM2,5 için tavsiye edilen değeri metreküpte 5 mikrograma indirmişti.
CREA'nın raporunda dikkat çeken tespitlerden biri de bu noktaya ilişkin. Kuruluşun yayımladığı özet metinde, Türkiye'de PM2,5 için henüz ulusal bir dış ortam hava kalitesi standardı bulunmadığı belirtiliyor.
Ölümlerin yaklaşık üçte biri İstanbul'da
Rapora göre fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği; kalp ve damar hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, akciğer kanseri, inme ve diyabete bağlı ölümler dahil olmak üzere yılda yaklaşık 26 bin 500 erken ölüme yol açıyor. Kentlere bakıldığında yükün büyük nüfus merkezlerinde yoğunlaştığı görülüyor: Bir yıllık hesaplamada İstanbul'da 8 bin 100, Ankara'da 2 bin 500 ve İzmir'de 2 bin 400 erken ölüm fosil yakıt kirliliğiyle ilişkilendiriliyor. Yalnızca bu üç büyükşehir, ülke genelindeki toplamın yarısına yakınını oluşturuyor.
Rapor, sağlık etkisinin yalnızca ölümlerle sınırlı kalmadığını da vurguluyor. Hesaplamalara göre PM2,5 kirliliği nedeniyle Türkiye'de yılda yaklaşık 8,5 milyon iş günü hastalık nedeniyle kaybediliyor. Bu da çalışanların sağlığının yanı sıra iş gücü verimliliğini de doğrudan etkiliyor.
Anne karnındaki bebekten çocuklara
Raporun en çarpıcı bölümlerinden biri, kirliliğin anne ve çocuk sağlığı üzerindeki etkilerine ayrılmış. Basın toplantısının ardından düzenlenen panelde konuşan halk sağlığı uzmanı ve THHP Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, “Sağlık üzerindeki olumsuz etkiler, anne karnında ve bebeklerde dahi görülüyor” dedi. Rapordaki yıllık tahminlere göre fosil yakıt kirliliği şu sağlık sonuçlarıyla ilişkilendiriliyor:
- Yaklaşık 8 bin erken doğum
- Düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelen yaklaşık 8 bin 200 bebek
- Çocuklarda yaklaşık 5 bin 100 yeni astım vakası
- Astım nedeniyle yaklaşık 6 bin 500 acil servis başvurusu
Çağlayan, fosil yakıtların DSÖ'nün tanımladığı sağlığın ticari belirleyicilerinden biri olduğunu hatırlatarak, tütün ve diğer sağlığa zararlı ürünler gibi halk sağlığı açısından ele alınması gerektiğini savundu. Çağlayan ayrıca devletlerin fosil yakıt şirketlerine sağladığı teşviklerin sonlandırılması ve halk sağlığını koruyan politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Kirlilik sınır tanımıyor
CREA'nın modellemesi, Türkiye'deki kara kaynaklı fosil yakıt emisyonlarının yalnızca ülke içinde değil, komşu bölgelerde de etkili olduğunu gösteriyor. Raporda 2024 itibarıyla hesaplanan yıllık ekonomik yük; İsrail'de 4,5 milyar dolar, Mısır'da 2,1 milyar dolar, Yunanistan'da 1,5 milyar dolar, Irak'ta 800 milyon dolar ve Suriye'de 200 milyon dolar olarak veriliyor. CREA'nın İngilizce özetinde bu ülkeler için yüzlerden binlere uzanan ölüm tahminleri de yer alıyor.
Raporun başyazarı, CREA analisti Vera Tattari, bulguları şöyle değerlendirdi: “Araştırmamız, Türkiye'nin fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin ülke sınırlarını aştığını gösteriyor. Kara kaynaklı fosil yakıt emisyonları hem Batı Asya'da hem de Avrupa'da binlerce ölüme ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayba yol açıyor. Bu rakamların arkasında, kirli havanın sonuçlarıyla yaşayan insanlar ve aileler var.”
Elektrik, ulaşım ve sanayide fosil yakıt payı
Rapor, kirliliğin arka planındaki enerji yapısına da değiniyor. 2024 verilerine göre kömür Türkiye'nin elektrik üretiminin yüzde 35'ini, doğal gaz ise yüzde 19'unu karşılıyor. Karayolu ulaşımında tüketilen enerjinin yüzde 66'sı dizelden, yüzde 17'si LPG'den ve yüzde 16'sı benzinden geliyor; elektriğin payı yüzde 0,2 düzeyinde kalıyor. Sanayide ise fosil yakıtlar nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 60'ını oluşturuyor.
Rapordaki bir başka karşılaştırmaya göre fosil yakıt kirliliğinin yıllık ekonomik maliyeti, Sağlık Bakanlığının 2024 yılı bütçesinin yaklaşık 2,5 katına denk geliyor. Raporda ayrıca TÜİK verilerine dayanılarak enerji ithalat faturasının Ağustos 2026'da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,8 arttığı aktarılıyor.
Platformun önerileri ve COP31 bağlantısı
Türkiye, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da BM İklim Değişikliği Konferansı COP31'e ilk kez ev sahipliği yapacak. Raporu hazırlayanlar, zirve öncesinde fosil yakıt bağımlılığını azaltacak somut adımların hem sağlık yükünü hafifletebileceğini hem de iklim alanında uluslararası bir mesaj verebileceğini savunuyor.
THHP Koordinatörü Deniz Gümüşel, fosil yakıtlardan çıkış için bir yol haritası hazırlanması çağrısında bulundu. Gümüşel'in önerdiği ilk adım, Afşin Elbistan A ve Çenal santrallerindeki genişletme projeleri gibi yeni kömürlü santrallere izin verilmemesi; ikinci adım ise mevcut santrallerin işçilerin ve bölge halkının haklarını güvence altına alan adil bir plan çerçevesinde kapatılması. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin de panelde, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarma hedefine ulaşmak için “yenilenebilir enerjinin payının artması ve fosil yakıt kullanımının azaltılması şart” olduğunu söyledi.
Raporda yer alan rakamlar, bir model çalışmasına dayanan tahminlerdir; resmi ölüm istatistikleri değil, kirliliğe atfedilebilir hastalık yükünün bilimsel hesaplamasıdır. Rapordaki değerlendirme ve öneriler CREA ile THHP'ye aittir.
Bu haber genel bilgilendirme amaçlıdır. Astım, kalp veya solunum yolu rahatsızlığı olanlar ile hamileler, hava kirliliğinden korunma konusunda hekimlerine danışmalıdır.
Sık sorulan sorular
Türkiye'de hava kirliliğinin ne kadarı fosil yakıtlardan kaynaklanıyor?
CREA ve THHP raporuna göre Türkiye'deki PM2,5 kirliliğinin yüzde 52'si kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlardan kaynaklanıyor.
Fosil yakıt kirliliği yılda kaç ölüme yol açıyor?
Rapor, fosil yakıt kaynaklı PM2,5 kirliliğini Türkiye'de yılda yaklaşık 26 bin 500 erken ölümle ilişkilendiriyor. Bunların 8 bin 100'ü İstanbul'da, 2 bin 500'ü Ankara'da, 2 bin 400'ü İzmir'de.
Hava kirliliğinin ekonomik maliyeti ne kadar?
Rapora göre yıllık maliyet yaklaşık 55 milyar dolar; bu, 2024 GSYH'sinin yüzde 4,1'ine denk geliyor. Ayrıca yılda yaklaşık 8,5 milyon iş günü hastalık nedeniyle kaybediliyor.
Çocuklar ve bebekler nasıl etkileniyor?
Yıllık tahminlere göre yaklaşık 8 bin erken doğum, 8 bin 200 düşük doğum ağırlıklı bebek, 5 bin 100 yeni çocukluk çağı astımı vakası ve 6 bin 500 astım kaynaklı acil başvurusu kirlilikle ilişkilendiriliyor.
PM2,5 nedir?
Çapı 2,5 mikrometreden küçük, akciğerlerin derinlerine ulaşabilen havada asılı parçacıklardır. DSÖ'nün yıllık ortalama için tavsiye ettiği değer metreküpte 5 mikrogramdır.
Raporu kim hazırladı?
Rapor, Helsinki merkezli bağımsız araştırma kuruluşu CREA tarafından Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) ortaklığıyla hazırlandı; başyazarı Vera Tattari.
Rapor neden şimdi yayımlandı?
Rapor, Türkiye'nin 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 iklim zirvesi öncesinde yayımlandı.
Kaynaklar
- Temiz Hava Hakkı Platformu: Fosil Yakıtların Türkiye'ye Ağır Faturası (basın bülteni)
- CREA: Burning through Türkiye's GDP (rapor özeti)
- Anadolu Ajansı: Türkiye'de ince partikül madde kaynaklı hava kirliliğinin yüzde 52'si fosil yakıtlardan kaynaklanıyor
- Anadolu Ajansı: COP31'in logosunda Türk bayrağının kırmızısı ve Anadolu'nun izleri buluştu
- Dünya Sağlık Örgütü: Küresel Hava Kalitesi Rehberi (2021)
Görsel temsilîdir: Wikimedia Commons (CC0 1.0).




