Bu yazıyı okurken esneyeceğini söylesek? Belki de şu an esnemeye başladın bile. Esneme, hepimizin her gün defalarca yaşadığı, son derece sıradan bir davranış. Ama "Neden esneriz?" sorusunun kesin bir cevabı hâlâ yok. Bu yazıda bilimin esneme hakkında neleri kesin olarak bildiğini, hangi hipotezlerin tartışıldığını ve neden bu kadar bulaşıcı olduğunu sade bir dille anlatıyoruz. Okurken esnersen, sorun değil; hatta konuya tam uygun.
Esneme nedir, ne zaman başlar?
Esneme; ağzın istemsizce geniş açılması, derin bir nefes alınması, çoğu zaman gerinmenin eşlik ettiği ve ardından daha kısa bir nefes vermeyle biten bir refleks davranış. Washington Üniversitesi'nden nörobilimci Eric Chudler'ın hazırladığı çocuklar için nörobilim sayfasında derlendiğine göre ortalama bir esneme yaklaşık altı saniye sürer.
Esneme, doğumdan çok önce başlar. Anne karnındaki bebeklerin esnediği ultrason görüntüleriyle gösterilmiştir. Durham ve Lancaster üniversitelerinden araştırmacıların 2012'de yayımlanan bir çalışmasında, 4D ultrasonla izlenen 15 sağlıklı fetüste esneme sıklığının gebeliğin 28. haftasından sonra azaldığı gözlemlenmiştir. Araştırmacılar bunun beyin gelişimiyle ilişkili olabileceğini öne sürer.
Esneyen yalnızca insanlar da değil. Memelilerin çoğunda ve bazı kuş ile sürüngen türlerinde de esneme görülür. Bu kadar yaygın olması, davranışın evrimsel olarak eski ve önemli bir işlevi olabileceğini düşündürüyor. Ama o işlevin tam olarak ne olduğu konusunda bilim insanları henüz uzlaşmış değil.
Bilinen yanlış: "Oksijen eksikliğinden esneriz"
Esnemeyle ilgili en yaygın inanış, kanımızdaki oksijen azaldığında ya da karbondioksit arttığında vücudun esneyerek daha fazla hava aldığı yönünde. Kulağa mantıklı geliyor, değil mi?
Ancak bu fikir test edildiğinde desteklenmedi. Psikolog ve nörobilimci Robert Provine ve ekibi 1987'de yaptıkları deneyde üniversite öğrencilerine saf oksijen, normal havaya göre karbondioksit oranı artırılmış karışımlar ya da normal hava solutmuştur. Gazlar solunum hızını değiştirmiş, ancak öğrencilerin esneme sıklığını ya da esnemelerinin süresini değiştirmemiştir. Aynı çalışmada egzersiz solunum hızını belirgin biçimde artırmış, ama esnemeyi artırmamıştır.
Bu sonuç, esnemenin temel işlevinin vücuda oksijen taşımak olmadığına dair güçlü bir işaret olarak kabul ediliyor. Yani kalabalık ve havasız bir odada esnemenin sebebi büyük ihtimalle oksijen eksikliği değil.
Neden esneriz? Öne çıkan hipotezler
Esnemenin işlevine dair birkaç hipotez var. Bunların hiçbiri kesinleşmiş değil ve birbirini dışlamak zorunda da değiller; esneme birden fazla işe yarıyor olabilir.
Beyin soğutma hipotezi
Son yıllarda en çok ilgi gören hipotezlerden biri, esnemenin beyni serinletmeye yardım ettiği fikri. Andrew Gallup ve Gordon Gallup'ın 2007'de yayımlanan çalışmalarıyla öne çıkan bu hipoteze göre, beyin sıcaklığı yükseldiğinde esneme tetiklenir; derin nefes ve çene kaslarının gerilmesi beyne giden kan akışını ve ısı alışverişini etkileyerek sıcaklığın dengelenmesine katkıda bulunur.
Bu hipotezi destekleyen bazı bulgular var. Gallup ve ekibinin deneylerinde alnına soğuk kompres konan katılımcılar, sıcak ya da oda sıcaklığında kompres konanlara göre daha az esnemiştir. Burundan nefes almanın da bulaşıcı esnemeyi azalttığı bildirilmiştir.
İlginç bir diğer çalışma, Gallup ve Omar Eldakar'ın 2011'de ABD'nin çöl iklimine sahip Tucson kentinde yaptığı araştırma. Yayalara esneyen insanların fotoğrafları gösterilmiş; kışın, yani hava daha ılıkken katılımcıların yaklaşık yüzde 45'i esnerken, sıcaklığın vücut ısısına yaklaştığı yaz başında bu oran yaklaşık yüzde 24'e düşmüştür. Araştırmacılar bunu, ortam havasının beyni serinletmeye yaramadığı koşullarda esnemenin azalmasıyla açıklıyor.
Yine de bu hipotez de tartışmalı. Eleştirmenler, sonuçların farklı yöntem ve gruplarla tekrar edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Uyanıklık ve durum değişikliği hipotezi
Bir başka yaklaşım, esnemenin vücudu ve beyni bir durumdan diğerine geçişe hazırladığını öne sürer. Gerçekten de sabah uyanırken, gece yatmadan önce, sıkıcı bir ortamda ya da tam tersine önemli bir sınav veya yarış öncesinde esneriz. Bu hipoteze göre esneme, dikkat ve uyanıklık düzeyini ayarlamaya yardım ediyor olabilir. Ancak bu bağlantının mekanizması da henüz netleşmiş değil.
Can sıkıntısı: Bir tetikleyici mi, bir işlev mi?
Sıkıldığımızda daha çok esnediğimizi gözlemlemek için deneye gerek yok gibi. 1980'lerde yapılan bir çalışmada, renk test ekranı izleyen gençlerin müzik videosu izleyenlere göre daha sık esnediği bildirilmiştir. Ama can sıkıntısı esnemeyi tetikleyen durumlardan biri olsa da, esnemenin neden var olduğunu tek başına açıklamaz.
Esneme neden bulaşıcı?
Birinin esnediğini görmek, duymak, hatta esneme hakkında okumak bile bizi esnetebilir. Buna bulaşıcı esneme deniyor ve araştırmacıların en çok merak ettiği konulardan biri.
Uzun süre en popüler açıklama, bulaşıcı esnemenin empatiyle ilişkili olduğu yönündeydi. Bazı erken çalışmalar, yakın olduğumuz insanların esnemesinden daha çok etkilendiğimizi ya da empati ölçümleriyle bağlantılar olduğunu öne sürdü. Ancak sonraki çalışmalarda bulgular tutarsız çıktı; birçok araştırma bireylerin empati düzeyiyle bulaşıcı esneme arasında net bir ilişki bulamadı.
Bugün bazı araştırmacılar, bulaşıcı esnemenin duygusal bir aktarımdan çok basit bir davranış taklidi ya da yüz ifadesi yansıtması olarak daha iyi açıklanabileceğini düşünüyor. Köpeklerde bulaşıcı esnemeye dair çalışmaların yeniden analiz edildiği bir değerlendirmede de köpeklerde bulaşıcı esnemenin varlığına destek bulunmuş, ama bunun empatiyle açıklandığına dair kanıt bulunamamıştır.
Bu tartışmanın neden önemli olduğunu merak edebilirsin. Bulaşıcı esneme, araştırmacılar için sosyal davranışların beyinde nasıl işlendiğini incelemenin zararsız ve kolay gözlemlenebilir bir yolu. Bir kişinin esnemesinin bir başkasında aynı davranışı nasıl tetiklediğini anlamak, taklit ve sosyal etkileşim üzerine daha büyük sorulara da ışık tutabilir. Bu yüzden basit görünen bu refleks, laboratuvarlarda ciddiyetle çalışılan bir konu.
Kısacası esnemenin bulaşıcı olduğu açık; neden bulaşıcı olduğu ise hâlâ açık bir soru.
Bilimin henüz bilmedikleri
Esneme hakkında bildiklerimiz ve bilmediklerimizi şöyle özetleyebiliriz:
- Biliyoruz: Esneme anne karnında başlar, birçok hayvan türünde görülür ve başkalarından bize bulaşabilir.
- Biliyoruz: Basit bir oksijen eksikliği açıklaması, yapılan deneylerle desteklenmemiştir.
- Tartışılıyor: Esnemenin beyni serinletmeye mi, uyanıklığı ayarlamaya mı, yoksa başka bir işleve mi hizmet ettiği.
- Tartışılıyor: Bulaşıcı esnemenin empatiyle mi, yoksa daha basit taklit mekanizmalarıyla mı ilişkili olduğu.
Belki de esnemenin tek bir "amacı" yoktur ve farklı durumlarda farklı işlevler görür. Bu kadar gündelik bir davranışın hâlâ gizemini koruması, bilimin en sıradan şeylerde bile keşfedecek çok şey bulduğunu gösteriyor.
Çok sık esnemek ne anlama gelir?
Yorgunluk, uykusuzluk ya da can sıkıntısıyla gelen esneme son derece normaldir. Ancak yeterince uyuduğun hâlde gün boyunca sıra dışı sıklıkta esnediğini fark ediyorsan, bunun farklı nedenleri olabilir. Bazı uyku bozuklukları, kullanılan bazı ilaçlar ya da çeşitli sağlık durumları esneme sıklığını etkileyebilir. Bunu tek başına yorumlamaya çalışmak yerine bir uzmana danışmak en doğrusu.
Şikâyetin varsa ya da esneme sıklığın seni endişelendiriyorsa bir sağlık profesyoneline danış.

